10 Ocak 2013 Perşembe


Yönetim Becerisi ve Çalışan Memnuniyeti İlişkisi


Günümüz piyasa şartlarındaki acımasız rekabet koşulları göz önüne alındığında firmalarda ‘insan’ kavramına verilen önem ve yine ‘insan’ kavramına yapılan yatırım tüm zamanların en üst seviyesine ulaşmış durumdadır.

Firmalar her ne kadar tüm araştırma ve yatırımlarını müşteri odaklı olmak için gerçekleştirseler; en önemli olgu olarak müşterilerini görseler de ‘iç müşteri’ olarak adlandırabileceğimiz ‘çalışan’ memnuniyetine de son derece önem vermek zorundadırlar.

Çalışan Memnuniyeti; yapılan işin çeşitli yönlerine karşı beslenen tutumların toplamıdır.1 şeklinde tanımlanabilir.

Her bir çalışan; tecrübesi, eğitimi ve nitelikleri ile eşdeğerde bir unvan, pozisyon ve fiziksel şartlar bekler. Firmaların çalışanlardan beklentisi ise çalışanların nitelik, yetenek ve kişisel özellikleri doğrultusunda belirli bir başarı seviyesine ulaşmalarıdır. Çalışanların beklentileri ile firmaların çalışanlarından beklentilerinin kesiştiği alan ne kadar genişse verimlilik ve çalışan memnuniyeti de aynı oranda artacaktır.

Çalışan memnuniyetini oluşturan faktörler firmadan firmaya ve çalışandan çalışana değişkenlik gösterse de genel anlamda ücret, iş tatmini, mesleki gelişim, üst yönetimle olan ilişkiler ve iş ortamı olarak değerlendirilebilir.

Ücret skalası aynı büyüklükteki firmalarla ortalama bir seviyede ise çalışanlar pozisyonlarına göre belli bir ücret beklentisi içine girmekte ve bu kritik eşik aşıldıktan sonra çalışma ortamı, kariyer olanakları ve mesleki gelişime daha fazla önem göstermektedirler.

Hawthorne araştırmaları ile ortaya şöyle bir tablo çıkmıştır: Çalışanlar firmaların kendileri ile ilgilendiklerini ve bu ilgiden hoşlandıklarını belirtmişlerdir. Kendileriyle ilgilenen kişilerin de zamana bağlı olarak başarılarının arttığı açıkça görülmüştür.

Ücret, mesleki gelişim, iş ortamı ve yöneticilerinden memnun olarak çalışan kişiler;

- Daha verimli olurlar ve firmalarına maddi-manevi daha fazla kazanç sağlarlar.
- Kişisel gelişimlerine daha fazla önem verirler.
- Çalışma arkadaşları, astları ve üstlerinin de memnuniyetlerini arttırırlar.
- Firma yönetmelik ve prosedürlerine yüksek oranda ve daha dikkatlice riayet ederler.
- Uzun süreli planlamalar yapar ve firmalarında uzun süreli olarak çalışabilirler.

Çalışan memnuniyeti bazı anket çalışmaları, gözlem ve birebir mülakatlar yoluyla belirli seviyede ölçülebilirse de tam anlamıyla ölçülebilmesi ancak çalışanların verimliliği ve firmalarına bağlılık düzeyleri ile doğru orantılı olarak değerlendirilebilir.

Ör: Business Research Lab tarafından yapılan bir araştırmada 500 çalışanı olan bir firmanın personel değişim oranını sadece yüzde 1 (%1) oranında iyileştirerek yılda 43.000 $ kazanç sağlayabileceği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu rakam iş hacmi ve çalışan sayısı fazla olan firmalar açısından yıllık inanılmaz kazançların sağlanabileceğini de açıkça göstermektedir.

Firmalar personel değişim oranlarını ne kadar düşük seviyelerde tutabilirlerse o kadar verimlilik ve kazanç sağlamaktadırlar.

Bunun nedeni işinden memnun olmayan çalışanlar ayrıldıkları zaman o güne kadar firmada gerçekleştirmiş oldukları çalışmalarla birlikte, aldığı tüm eğitimleri, öğrendikleri ve başkalarına öğretebileceklerini de kendileriyle birlikte götürmektedirler.

Varsa firmadan alacakları tazminatları, yeni işe alınacak personel için oluşturulacak seçme-yerleştirme süreci, oryantasyon çalışmaları ve adaptasyon aşaması derken yeni giren kişinin maliyeti görünen maliyetinin haricinde de ciddi anlamda maddi yükler barındırmaktadır.

Bu yüzden gerek firmaların kazanç, karlılık ve verimliliklerinin yanında istikrarlı büyümelerinin sürekli hale getirilebilmesi; gerekse çalışanların asgari sosyal hayatlarını rahatlıkla sürdürerek mesleki anlamda kendilerini geliştirebilecek ortamda bulunmalarının sağlanması, firma yönetimlerinin ilgili alanlardaki değişim, gelişim ve çalışan taleplerini önceden görmesi ve iyileştirmesi ile sağlanabilecektir.

Özetle hem firma kazanç, süreklilik ve başarısı hem de çalışanların verimlilik, süreklilik ve memnuniyeti yalnızca vizyon sahibi yöneticilerin adil ve eşitlik temelindeki uygulamaları ile hayata geçirilebilecektir.


Emre Sertaç YELDEN / Kaynak Holding İK Koordinatörlüğü
emre.yelden@kaynak.com.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder